Çok komik milletiz biz :) Bir o kadar da duygusal... Bu devlet adamlarımıza da yansıyor elbette... Takip edenleriniz bilir, 1 hafta-10 Gün kadar önce Twitter'da Trend Topic olan bir konu vardı... Bir çocuk resmen kaşınarak temizlik görevlisinin arkasından gidiyordu... Tabiri caizse ona dayılanıyordu... Adam da 'oğlum bak git' diye uyardığı çocuğun pişkinliğine daha fazla dayanamayıp onu elindeki süpürgeyle kovalayıp ona vuruyordu... Aslında herkesin aksine ben bu videoyu izlerken gülmedim, hatta içim acıdı... Bakın bahsettiğim videoyu izlemediyseniz işte bu:
Amaa dünkü olaya güldüm :) AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın çok iyi bir sosyal medya kullanıcısı olduğunu bilmeyen yok! Twitter'da da sürekli aktif... Dün Türkiye-AB Karma Parlemento Komisyonu Toplantısı'nda kendisine İslam'a hakaret eden kitap vermeye kalkan Hollandalı ırkçı milletvekili Barry Madlener'e bakın nasıl cevap veriyor...
Bundan sonra beni sinirlendiren insanlara benim de tek cevabım: OĞLUM BAK GİT! ya da KIZIM BAK GİT! olacak =))
Kaç gündür içim dışım selülit oldu...:) Zaten selülit her kadında olan bir durumken... Önce, bunu sanki çok enteresan bir şeymiş gibi gözümüze sokan medyaya sitemim...
Kadınlık başkadır... Hele annelik bambaşka... Anneliği tatmadım ama bir annenin çocuğuna bakarken gözlerinin nasıl ışıldadığını, ondan bahsederken sesinin nasıl titrediğini iyi bilirim... Kadınlık, annelik hem kutsaldır hem de zordur... Hele de erkek egemen toplumlarda daha da zor... Size bir soru: Şöhretli insanlardan muhteşem görünmelerini beklemek, evinde oturan ama onlar kadar bakım yapamayan kadınlara haksızlık olmuyor mu en başta?
Peki ya Gülben Ergen... Üç çocuk doğurmuş... Hey!!! Size diyorum!!! Üç çocuk annesi bir kadından bahsediyoruz... Ve başından bir boşanma geçmiş... İnsan poz verirken güler, ekran önünde güler ama kendi kendine kaldığında ne yaşadığını bilebilir miyiz... Twitter'da paylaştı kimi zaman yalnızlığını... Peki yalnızlık paylaşıldıkça azalır mı sizce? İşte böyle durumlarda insan yemek yemeye başlayabilir arkadaşlar... Hep aynı kiloda kalmak çok az insana mahsus bir başarı... Ama duygusal iniş çıkışları olan, biraz daha duyarlı insanlara bir bakın... Arada kilo alırlar, sonra verirler... Bazen de canları biraz yemek yemek ister... Peki bundan bize ne?
Gülben Ergen'in selülitini gördüğümde tek düşündüğüm onun da bir insan olduğuydu... Bir de garipsedim... Neden bir erkeğin göbeğini çekip de altına 'bu ne hal!' yazmıyor basın diye... Ama akbabalar kim bilir ne çok sevinmiştir bitirdik Gülben Ergen'i diye...
Ayşe Arman'ın bugünkü yazısına katılıyorum... Doğru, bunlar bir oyun... Hem de 'erkeklerin oyunu'... Kadınlar üzerindeki baskının, şiddetin başka bir kanıtı... Ama ben Ayşe Arman'ın aksine bu oyunun asıl suçlusunun erkekler değil yine biz kadınlar olduğunu düşünüyorum... Bizler birbirimizi kıskanmakla, arkadan konuşmakla, kötü hallerimize sevinmekle o kadar meşgulüz ki bölündük... Yalnız kaldık... İşte bu yüzden her seferinde erkeklerin eline koz verdik... Erkekler selüliti bilmezken televizyondaki kadınların selülitini gösterdik parmakla...:) Bir kadın kilo mu almış... Erkeklere bunu ilk biz yumurtladık...;) E onlar da baktılar bu kale kolay ele geçirilir... Vurdukça vuruyorlar bize... Sonuna kadar eziyorlar...
Gülben Ergen, sevdiğim bir sanatçıdır... Ama onu sevmiyor da olabiliriz... Bu hemcinslerimizi karalama hakkını vermez bize... Sonra gün gelir işte böyle aşağılarlar bir kadın bedenini... Ve biz sadece susarız her zamanki gibi...
Gülben Ergen'in selülitli diye çekilen resmine bakıp sevinen kadın varsa oturup düşünsün başını ellerinin arasına alıp... Bilsin ki, aynı silahlar ona da çevrilecek birgün kadın dayanışmasını reddederse...Çünkü bu resim aslında tüm kadınlara yapılmış bir hakarettir!!!
Altın Kelebek Ödül Töreni'ni her zaman heyecanla beklerim... Bu seneki ödül törenini izlemek için de umutla televizyon karşısına geçtim... Ama hüsrana uğradım... Bir tören sunucular tarafından bu kadar mı ciddiye alınmaz... Hiç mi prova yapmadılar anlamadım... Aslında gençlere her zaman fırsat verilmesinden yanayım(çünkü ben de gencim :P )... Ama o gençlerin de bunu ciddiye alması, çalışması; hatta yapamayacaklarını hissettikleri zaman baştan vazgeçmeleri çok önemli... Özellikle Sarp Apak'ın tavırlarına çok üzüldüm... İlk önce komik mi diye tek kaşım havada izledim:) Ama sonra gördüm ki sadece trajikomik :) Tek dileğim bu törenin Sarp Apak'a ve diğerlerine büyük bir tecrübe olması ve kendilerini bir sonraki yarışmalar için yetiştirmeleri... Türkiye'nin iyi sunuculara ihtiyacı var... Altın Kelebek'ten bahsederken Meryem Uzerli'yi es geçmek olmaz... Kelebek Yazarı Yonca TOKBAŞ'ın "Helal Sana Meryem" başlıklı yazısının altına imzamı atarım... Hayatımda gördüğüm en sempatik kadın Meryem Uzerli... Aslında olması gereken, özlediğimiz, hasret kaldığımız bir kadın o... Memleketimizdeki şöhretlerin aksine kasıntı değil, sevgi dolu, içten... Ondan çok şey öğrenmeliyiz... Umarım bir açılışa, yemeğe hatta düğüne giderken bile kasılmaktan patlayacak gibi olan kadınlar ona bakıp doğal olmanın insana ne kadar yakıştığını görebilirler... Gülmenin, kahkaha atmanın insani bir duygu olduğunu, çirkinleştirmediğini aksine güzelleştirdiğini öğrenirler... Çünkü ben Meryem Uzerli'ye baktığım zaman İstinye Park'taki o malum restoranın önündeki kaşları çatık, güneş gözlüklü, lüks arabalarından yavaşça ve oflayarak inen kadınları düşünüp onlar adına üzüldüm... Kendilerini bu kadar sıkmak zor olmalı :) Herkes medyanın bize verdiği ölçüler içinde güzel olmayabilir ama herkes sempatik olabilir... Herkesin güzelliği insanlara verdiği değerle ölçülüdür aslında... Gülümseyelim bayanlar!!! Ve yaşantımıza şükredelim!!! Sonra da insanlar için neler yapabileceğimize bakalım!!! ;) Surat asık dolaşmak, kibirli olmak, insanları aşağılarcasına süzmek cısssssssss!!! ;) Meryem Uzerli! Umarım birgün o şeker Türkçe'nle seninle röportaj yapabilirim !;)
Akmerkez'de oradan oraya dolanırken, vitrin camlarından "Babalar Günü" yazılarına boş boş bakıp geçiyordum kiiiii birden beynimde bir ışık yandı :) Pazara çok az kalmıştı ve ben daha ne alacağımı bile düşünmemiştim... Evet! Bizler için her gün babalar günü... Evet! Zaten babalarımıza her zaman hürmet göstermeliyiz... Amaaaa bu cümleler hediye verip onların yüzündeki mutluluğu görmemizi engellememeli :) Kapitalist düzenin bir parçası olan bu özel günler, iyi yönden bakarsak birer vesile... Sevgimizi vurgulamak , saygımızı perçinlemek için birer mihenk taşı... İşte bunları düşünerek girdim içeriye... Akmerkez'deki Diamond Line Mağazası kaliteli personeliyle beni karşıladı... "Babalar Günü için neleriniz var?" diye sordum... Bana süper ürünler çıkardılar... Kalem, kol düğmesi, saat... Hepsi babalar için biçilmiş kaftan ;) Hem de, onlara ne kadar değerli olduklarını hissettirecek bu ürünler %35'e varan indirimlerle karşımızda... ;)
Babalar Gününe çok az kaldı... Benim gibi ne alacağınıza daha karar vermediyseniz; işte size birkaç öneri... ;) Hem ortopedik hem rahat bu terlikler tam babamıza göre... =)
Hazır mağazaya girmişken bayanlara özel rengarenk terliklerin resmini çekmeden yapamadım:) Babanıza hediye alırken kendinizi de sevindirebilirsiniz;) Bu terliklerle ayaklarınıza yaz konforunu yaşatın!!!
Jill Sander marka bu ceket; serin yaz akşamlarında kotun üzerine giyilip çıkılacak cinsten ;)
Barbara Bui'nin bu ceketi siyah ya da beyaz pantolon üzerine giyildiğinde oldukça havalı durur ;)
Fendi'nin bu eteği Akmerkez Beymen'in vitrininde duruyor şu anda... Hem spor hem şık olmak isterseniz... Her ne kadar enine çizgi kilolu gösterir denilse de ben bu eteği çok beğendim:) Sözüm size bayanlar!!! =)
Moschino yine şirin mi şirin bir ceket yapmış ;) Genç, orta yaşlı herkes bu ceketi değişik kombinler yaparak giyinebilir ;)
Kırmızı Sonia Rykel bu takım muhteşeeeem ve benim favori parçam ;)
Bu sene Missoni Beymen'den sorulur... Çeşit çeşit Missoni'ler sizi bekler =) Bu elbise yaz akşamlarında yanık ten üzerinde çok güzel duracak... Hem de Shopping Fest' özel %35 indirimli ;)
Canan KARATAY'ın yeni kitabı raflarda yerini aldı... Bir ömür boyu zayıf kalmanın garantisini veren Karatay şimdi de mutfağımızda bulunması ve bulunmaması gereken her şeyi anlatıyor... Yemek tarifleri de Türk damak tadına uygun;) Mutfağınıza Karatay eli değince, daha sağlıklı olacaksınız, zayıflayacak, kilonuzu koruyacaksınız... Haydi! Beraber okuyalım;)
İstanbul trafiği... Egoların savaştığı bir arena gibi... Hele bir de bayansanız Vay Halinize! :) Arkadan selektör yakanlar mı dersiniz, yanlışlıkla geçtiniz diye intikam almaya çalışanlar mı dersiniz, yoksa park edeceğiniz sırada "ablaaaaaaaaa" diyerek yanınıza koşarak gelirken araba kullanamadığınızı yüzünüze vurgularcasına sırıtan yardımseverler mi (!) dersiniz... Hepsi birbirinden beter :) İçlerinde iyi niyetliler yok mu? Elbette var... Ama %10 :)
İşte bu hengamenin içinde, bir tek şey hayata tutunmanızı sağlayabilir... MÜZİK!!!
Geçen gün oradan buradan sıyrılıp arabada yol almaya çalışırken radyoda bir şarkı çalmaya başladı... Bir dakika içinde ruh halimi değiştirdi... İçim açıldı... Duyduğum ses kimin diye düşünürken yüreğim ferahladı... Bu sesi çok özlediğimi anladım...
Veeee... Bu şarkıya bayıldım... Hayran kaldım... Yaz boyunca dinlemeye ant içtim :)
Bu şarkı çalınca beni hatırlayın ;) En kötü anınızda bile yaşama sıkıca sarılın!!! =)