23 Temmuz 2012

GİDİN! HARBİYE AÇIKHAVA KONSERLERİ ;)


En rahat ettiğim konser mekanıdır Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi... Bir ara kapanacak diye yüreğim ağzıma gelmişti:) 
Ağustos ayında bomba gibi konserler var... Ve daha yeni açıklandı... Kenan Doğulu, Tarkan ve Candan Erçetin kaçırılmaması gereken konserlerden... 
İşte Tarihler : 


KENAN DOĞULU : 22 AĞUSTOS 2012

Aşk dolu bir albüm çıkaran Kenan Doğulu'nun yeni albümündeki tüm parçalar hit olabilecek türden... Bu konser, Kenan Doğulu'nun enerjisiyle Ramazan bitiminde ilaç gibi gelecektir... ;) 


CANDAN ERÇETİN: 23 AĞUSTOS 2012

Bu sene çok az konser verdi Candan Erçetin... Onun ayakkabılarını çıkarıp türküler söylemesini özledik... Bu konser hem son derece duygusal hem fıkır fıkır olacaktır... ;)


TARKAAAAN: 28-29 AĞUSTOS 2012

Ve Aşşşşk Gitti Bizdeen... Megastar Tarkan son single'yla yaza damgasını vurdu... Birimiz ben olduk, birimiz sen... Ve iki damla yaş olup aktık gözlerinden... Bu konser kaçmaz diyorum başka da bir şey demiyorum:) 






21 Temmuz 2012

BEŞ YILDIZLI OTELLERDE İFTAR FİYATLARI =)

Ramazan geldi... Huzurunu içimize üfledi... Yaşamın Tatları bu huzur ortamında sizler için çalışmaya devam ediyor ;) Beş yıldızlı otellerde iftar ne kadar... Gitsek de gitmesek de... Bunun cevabını hep merak ederiz :) Hepsini aradım, sizler için öğrendim... Buyrun beraber inceleyelim! 

FOUR SEASONS BOSPHORUS: 160 TL


ÇIRAĞAN PALACE KEMPINSKI: 155 TL 


CEYLAN INTERCONTINENTAL ISTANBUL: 145 TL


THE MARMARA ESMA SULTAN: 130TL


HILTON ISTANBUL: 125TL 


CONRAD ISTANBUL: 110 TL 


GRAND HYATT ISTANBUL: 105 TL


THE MARMARA TAKSİM: 90 TL 


ISTANBUL MARRIOT HOTEL ASIA: 89 TL


Sizleri bilgilendirmeye devam edeceğim... Oteller, Kebapçılar, daha salaş yerler... Hepsi Yaşamın Tatları'nda... Takipte Kalın! =) 






GENÇ YORUMCU AHMET GÜLAY 2012 SEZONU TRANSFERLERİNİ YORUMLUYOR-1 ;)

FENERBAHÇE CEPHESİ 


Dün Fenerbahçe'nin üçüncü eleme turu rakibi belli oldu. Fenerbahçe, Vaslui takımı ile iki maç yapacak.  Bu takımın on yıllık bir geçmişi var ve geçen sezon kariyerlerinin en iyi sezonuydu.  Ligi ikinci sırada bitirdiler. Takımın yaş ortalaması 27.  Takımda göze çarpan oyuncu 31 yaşındaki Wesley Lopes... 


Geçen sezon 39 maçta 35 gol atan Lopes geçen sezon takımında altın yılını geçirdi... Ben yine de bu takımın Fenerbahçe'nin dünyaca ünlü oyuncuları karşısında epey zorlanacaklarını düşünüyorum;) 


Fenerbahçe'nin 31 Temmuza kadar bir santrafora ihtiyacı olacağını düşünüyorum.  Aklımdaki bazı isimler: 
Benfica'da forma giyen 29 yaşındaki Paraguaylı Oscar Cardozo...


Lyon takımında forma giyen 26 yaşındaki Fransız siyahi oyuncu Bafetimbi Gomis... 

Leverkuzen takımında forma giyen 28 yaşındaki Alman oyuncu Stephan Kiessling... Tam bir canavar oyun stili var, Kuyt'a çok benzetiliyor... 


Sağ kanata Kuyt, sol kanata Krsellin ve ortada Sow olursa öldürücü üçlü olurlar... Bu oyuncularla Fenerbahçe elemelerden çıkarak, çeyrek finalin kapısını aralayabilir... ;) Pres, hırs, sürat, bitirici vuruş ve inatçılık... Hepsi bu üçlüde mevcut olan özellikler... 

Bir haber daha ;) Alex, dün çeyrek yüzyılın en iyi yabancısı seçildi... Tebrikler ALEX! 

GALATASARAY CEPHESİ: 
Galatasaray'ın bonservisiyle birlikte Melo'yu almasına çok az kaldı... İmza her an atılabilir diye geliyor kulağıma... Taraflar anlaşmış...

Eğer Melo alınırsa Galatasaray çok iyi bir transfer yapmış olur. Çünkü Melo sıradan bir oyuncu değil, orta sahanın hatta takımın bel kemiği... Eğer Melo alınmazsa da çok üzülmeye gerek yok... Çünkü o mevkide oynayan dünya yıldızlarından Hamit Altıntop onun yerini aratmaz... Onun kalitesi de tartışılmaz... 

Genç yorumcu Ahmet Gülay'a bu güzel bilgileri bizlerle paylaştığı için çok teşekkür ederim... 
MÜJDE!!! Yazıların devamı çok yakında Yaşamın Tatları'nda ;) 






CAFE CADDE AÇILDI =)



Restoranlar Caddesi unvanı almasına çok az kaldı Etiler Nispetiye Caddesi'nin ;) Size daha önce duyurduğum gibi Cafe Cadde; Nusret'in hemen çaprazında, eski TEB'in yerine açıldıııııı ;) 
Ben de hemen gitttiiiim, sahibi Selami Kılıç ile tanıştım... Franchise olarak açılmış Cafe Cadde... Daha resmi açılışı yapmamalarına rağmen çok ilgi görüyor... Menüsü, personeli, iç dekorasyonuyla gerçekten takdiri hakediyor! 
Gelin, Cafe Cadde'yi beraber gezelim;) 




Burcu'nun Tavsiyesi ;) 
Ananaslı dondurma! =) 
Cafe Cadde'ye bol bereketli bir sezon diliyorum ;) 



19 Temmuz 2012

NEW YORK NEW YORK- 4 =) DALLAS EKİBİNDEN BOBBY ve J.R. İLE BULUŞTUK ;)

Eveeeet... Hala New York'tayız... Bugün Park Lane Helmsley Oteli'nin hemen yanındaki beş yıldızlı Ritz Carlton oteline gidiyoruz... Ritz Carlton'ın müşteri ilişkileri yönetmeni Ender Özmelek bizi karşılıyor... Ve bize hemen Dallas ekibinden Patrick Duffy (Bobby) ve Larry Hagman ( J.R.) 'ın odalarını gösteriyor... Haydi! Gizlice içeri süzülelim... 
Hey! Size diyorum! Gelsenize! =) 



18. kattayız... Koridorda ilerliyoruz... 









Ender Bey kaldıkları odanın aynısını gösteriyor bize ;) Onların kaldıkları odalar hemen bu odanın yanında ;) 



Ender Bey, Ben ve bel çantam :) 



Veeee... Hızımızı alamıyoruz... Özel konukların ağırlandığı Club Lounge Bölümü'ne giriyoruz ;)



Muhteşem yemekleriyle sessiz, dinlendirici ve lezzetli bir ortam;) 
Lounge'dan çıkınca Ender Bey bizi alt kattaki Spa Bölümü'ne götürüyor ve bu otelde kalasımız geliyor :) 



Spa dinlenme odası ;) 





  

Masaj Odası: 



Şimdi de efsanevi Dallas ekibinden Bobby (Patrick Duffy) ve  J.R. ( Larry Hagman) ile görüşmeye otelin lobisine geçiyoruz ;) Heyecan Dorukta! 


Yanlarına gittiğimde kahve içiyorlardı... Oldukça mütevazı oyuncular... Dallas'ın o akşam ekranlara dönüyor olması her ikisine de duygusal anlar yaşatmış... Dizinin hazırlığı 2011'den beri sürüyormuş... "Bu diziye her zaman inandık... Proje önüme geldiği zaman çok heyecanlandım..." diyor Bobby (Patrick Duffy)... 
Peki sizce efsanevi Dallas yeni neslin de efsane dizisi olabilecek mi diye sorduğumda J.R. (Larry Hagman) sözü alıyor... 
"Hiç şüpheniz olmasın... Müthiş bir kadro var... Dallas yeniden herkesin evine girecek" diyerek gülümsüyor... 

Ben de bu güzel insanları tanımaktan oldukça mutlu Ritz Carlton'ın kapısından çıkarken sizleri içeride unuttuğumu fark ettim:) Yorulmak yok... Geziye devam! Yarın Broadway turumuz ve Spiderman müzikaline biletimiz var... ;) 

Bu arada Amerika'da Dallas başlayalı bir kaç hafta oldu... Gelin, ilk iki haftanın özetine bakalım... ;) 





NOT: Misafirperverliği için Ender Özmelek'e çok teşekkürler... 








18 Temmuz 2012

RAMAZANDA BESLENME İÇİN ÖRNEK MENÜ! =)


Yaşamın Tatları olarak bu mübarek ayı sevgiyle kucaklıyoruz... ;) Uzman Diyetisyen Müge Aksu bakın sizin için nasıl bir menü hazırladı... Haydi! Hep beraber uygulayalım! =) 

İFTAR

1 BARDAK ODA SICAKLIĞINDA SU + 2-3 HURMA
1 KASE ÇORBA
1-2 DİLİM HAVUÇ BÜYÜKLÜĞÜNDE PİDE veya 4-5 KAŞIK BULGUR PİLAVI
ETLİ / KIYMALI SEBZE YEMEĞİ veya 3 KÖFTE KADAR ET-TAVUK-BALIK
1 KASE YOĞURT / CACIK / AYRAN
SALATA 

ARA:

MEYVE / MEYVE TATLISI   veya  
2-3 TOP DONDURMA / SÜTLÜ TATLI

ARA:

1 BARDAK SÜT / AYRAN    
veya  
2 PORSİYON MEYVE

SAHUR:

2 DİLİM ESMER EKMEK
YARIM YAĞLI veya YAĞSIZ PEYNİR
1 YUMURTA veya OMLET
SELE ZEYTİNİ / 10 FINDIK / 12 BADEM / 4 TAM CEVİZ İÇİ 
DOMATES- SALATALIK- BOL YEŞİLLİK 
1-2 PORSİYON MEYVE





Not: Şeker, kalp ve tansiyon hastaları oruç tutarken mutlaka doktorlarına danışmalılar... 
Menüdeki / işareti veya anlamındadır... 






RAMAZANDA BESLENME ÖNERİLERİ- 3 ;)




RAMAZANDA SIVI TÜKETİMİ NE KADAR OLMALI, KABIZLIK PROBLEMİ NASIL AŞILIR? UZMAN DİYETİSYEN MÜGE AKSU SİZLER İÇİN YANITLIYOR... 


Oruçlu geçecek sürenin uzun oluşu ve metabolizmanın yavaşlamasına bağlı olarak kabızlık problemi görülebilir. Lif miktarını arttırmak bu açıdan önemlidir. Esmer ekmek, meyve – sebze tüketimini arttırmalıdır. Meyve suyu yerine, meyve tercih edilmelidir.





Sıvı tüketimi,  özellikle yaz dönemine denk gelen bu yılda büyük önem kazanır. Su başlıca içeceğimizdir. Gün içinde azalan mineral ve su kaybını telafi etmek adına iftar ile sahur arasına bölüştürdüğümüz 8-10 bardak su içilmelidir. Kafein içeren çay, kahve ve gazlı içecekler diüretik etkilidir ve su kaybına yol açarlar. Miktarlarına dikkat etmelidir. Ayran, komposto, 
maden suyu tercih edilebilir.


17 Temmuz 2012

KEREMCEM RÖPORTAJIM HUZURLARINIZDAAA!!! ;)


ÇEKİNGEN OLMAMAKTAN KEYİF ALMAYA BAŞLADIM... ;)

Keremcem'i yakından tanıyalım... Çekingen midir? İlişkilerde ilk adımı o mu atar, karşıdan mı bekler?
Genelde değil. Çekingen bir yapım var... İnsanların beni tanıması çekingenliğimi biraz daha arttırmıştı. Ama seneler geçtikçe hem o çekingenliğin manasız bir şey olduğunu anladığım hem de beni gerçekten tanımayan insanların tanımalarına alıştığım için çekingenliğimi baskılayabiliyorum. Ve çekingen olmamaktan keyif almaya başladım... Değişik bir şey benim için...

Çekingen olup sahnede nasıl değişebiliyorsunuz bir anda?
Sahne bambaşka bir şey... Orada biz başka bir şey paylaşıyoruz... Onlarla sohbet etmek, beraber şarkılar söylemek çok özel... Ona en özel soruyu sormaktan daha özel konserde beraber şarkı söylemek... O kadar kesin bir şey var ki orada... Sevgi... Ben onlara onlar oldukları için ve işlerini güçlerini bırakıp benim konserime geldikleri için teker teker hepsine sevgi duyuyorum... Ve biliyorum ki beni seviyorlar.

Peki bu kadar çok sevilen biri hiç hayranları tarafından taciz ediliyor mu?
Bana ulaşan olmadı... Görsel ve yazılı şeyler var böyle ruh halleri içerebilecek olan... Çok da taciz edilmiyorum ben... Benimkiler aklı başındalar sanırım... ( Gülüyor... ) Ekip arkadaşlarımı taciz edebiliyorlar bazen...



Telefonlarınızı sürekli değiştiriyor musunuz önlem için?
Evet, değişen bir telefon numaram oluyor... ;)



 Konser öncesi motivasyon için yaptığınız bir şey var mı?
Vaktim varsa uyuyorum... Uyumak iyi geliyor... Çok fazla konuşmamaya çalışıyorum... Fazla konuştuğum zaman sesim kısılır benim :) Hemen konser öncesine gidersek uğurlu kolyemi öpüyorum... Kendimi orada hayal ediyorum önce... Konsere çıkmadan önce konser vereceğim alanı sahneyi ve gelenleri görmek isterim bir beş dakika önce... Çünkü önce hayal etmek lazım... Bir eğitim yöntemi vardır... Önce hayal edersiniz ne yapacağınızı. Askeri eğitimlerde kullanılır bu yöntem.  Bir yere mi tırmanacaksınız... Önce nasıl tırmanacağınızı hayal edersiniz... Hem heyecanınızı bastırmaya yardımcı oluyor hem de işinizi daha iyi yapabilmenizi sağlıyor. Böylece sahneye çıktığım zaman her şeyimle orada onlarla oluyorum...

Bugüne kadar konserlerinizde başınıza gelen en komik olay?
Düştüm... (GÜLÜYOR) Baya kapaklandım yere... Konser canlı yayın gibi... Yani her şeyi affediyor, affetmek zorunda çünkü tekrarı yok.


Düşünce güldünüz mü? Kendinize güler misiniz?
Gülmez miyim çok güldüm... Kendime de çok gülerim... Bin bir türlü şey olabilir... Kendi şarkınızın sözünüzü bile unutabilirsiniz. Ki ben yaşadım:) Heyecandan ya da bir dikkat dağınıklığından olabilir. Mesele oradaki konser ortamında o güzel müziğin paylaşımı ve duygusal ortamın içinde ona devam etmek. Başınıza garip bir şey bile gelse ondan keyif almak ve onunla dalga geçebilmek...

Bazı röportajlarda okudum... Şarkıcılar sahneye çıkınca seyircilerinin yüzlerini çok göremediklerini söylüyorlar heyecandan... Gerçekten öyle mi?
Sizin görüp görmemeniz heyecanınıza ve isteğinize bağlı aslında... Çoğu zaman ben görmek istiyorum Hatta ışıkları açtırıyorum göremiyorsam... Çünkü kendi içinizde yaşadığınız bir ortam değil konser.  Orada göz göze bakmak çok şey katıyor... Onların dinleyeceği şarkıyı söyleyiş tarzınız bile değişiyor.  Çok farklı bir elektriği var onun.

Albümlere gelelim... ;) Albüm hazırlıklarınız ne kadar sürüyor?
Benim hazırlık sürecim genelde 6 ay... 2 albüm arasında askerlik yaptığım dönemi saymazsak 2-2.5 yıl gibi bir ara oluyor...


MATEMATİĞE GÖRE ŞARKI YAPABİLEN BİRİ DEĞİLİM... 

Yeni albüm için hazırlık başladı mı?
Şarkıları hazırlamaya başladım. Bu albüm benim şarkılarımdan oluşan bir albüm olacak. Şarkıların üstündeki son düzeltmeleri yapıyorum... Güzel bir albüm olacak yine benim kalbimden çıkan ;) Ama daha yolun çok başındayım bu albüme zaman var...


Bir albümün tuttuğunu satış rakamlarından mı anlarsınız?
Bizim için önemli olan neyin ne kadar satıldığı değil, neyin ne kadar sevildiği olmalı... Klibiniz, albümünüz ne kadar çok dinleniyor, seviliyor... İnsanları etkiliyor benim için önemli olan o!


Şarkıları genelde nasıl bir ortamda yapıyorsunuz?
Benim genelde yalnız olmam gerekiyor. Aslında 2 farklı boyutu var şarkı yapmanın. Çok disiplinli olmanız lazım, çünkü gözden kaçırmamanız gereken Türkçe'yle dile, notalarla bir kalbe hitap ediyorsunuz... O yüzden bir yandan çok özgür olmalısınız hem ruhsal hem beyinsel... Hem de çok disiplinli olmanız gerek gözden kaçırmamanız için... O yüzden benim için çok farklı bir süreç...
İlham olmazsa olmazın bu işi.. Matematiğe göre şarkı yapabilen biri değilim çünkü ben... Öyle olmak da istemem... Çok güzel bir süreç albüm süreci... Ve tabi en tatlısı bütün hazırlıklardan, hummalı çalışmalardan, disiplin ve duyguların deviniminden sonra o şarkıyı kendi kendinize çalıyorsunuz ve ya şunu diyorsunuz "Evet, bu şarkı oldu.", ya da "bu şarkıya bir şeyler daha lazım, kenarda kalsın" diyorsunuz...

Öyle kenarda kalan şarkılarınız var mı?
Çoook... Onlarca... Bütün bestecilerin vardır mutlaka...

Bir şarkı kendi onayınızdan geçtikten sonra kimlerden fikir alıyorsunuz?
Benim de test gruplarım var tabi... Arkadaşlarım, ailem... Bir de bir şarkıcının şarkıyı sıkılmadan ve defalarca aynı duyguyla söylemesi çok önemli... Eğer bunu yapabiliyorsa bir şarkıcı o şarkı, beste olmuş denebilir.


Dünya starlarına baktığımız zaman inanılmaz bir görsellik görüyoruz konserlerde. Türkiye'de bu konuda ne yapmak lazım?
Madonna'nın konserine 60.000 kişi gittiyse o konserin prodüksiyon harcaması da o kadar çok olabilir.  Parayla da çok ilgili bu durum... Bir şarkı yapılıyor Avrupa'da, Amerika'da ve bütün dünyada her otelden, kafeden, neredeyse arabanın içinden para toplanacak şarkıyı çaldı diye... Haliyle bunlar toplandığı zaman müziğe yatırım yapabiliyorsunuz. Türkiye böyle olmadığı için bu kısıtlı kalıyor.
Fikirsel olarak bunlara hazır mıyım derseniz elbette resim gibi bir sahnede olmak beni de çok mutlu eder.  Ve böyle planlarımız da var...

ŞARKI YAPABİLMEK İÇİN SİZİN HAYATINIZIN HANGİ MEVSİMİNDE OLDUĞUNUZ DAHA ÖNEMLİ... ;) İLK DEFA YALNIZ DEĞİLKEN BAŞKA BİRİYLE ŞARKI YAPIYORUM... 


Şarkıları daha çok hangi mevsimde yaparsınız? Duygu yoğunluğu?
Aslında çok da zamanı olmuyor... Sizin hayatın hangi mevsiminde olduğunuz daha önemli. Nasıl bir dönemdesiniz, aşık mısınız, yeni mi bitti, platonik bir şeyler mi var... Sizin ruh haliniz nasıl tamamen ona bağlı... Dünya mevsimiyle pek ilgili değil! (Gülüyor...)

Peki siz şu anda hayatınızın hangi mevsimindesiniz?
Şu an çok güzel bir ilişki yaşıyorum. O yüzden çok mutlu ve pozitif bir dönemimdeyim. Genelde bu dönemlerde çok şarkı yapmam. Hayatımda ilk defa mutluyken ve kalbim doluyken şarkı yapabiliyorum. Bunda en önemli pay kız arkadaşımın... Çünkü onunla beraber şarkı yapıyoruz.  İlk defa yalnız değilken başka biriyle şarkı yapıyorum.  Bu benim için çok farklı bir deneyim ve keyif... Eğer o yaptığım şarkılarla bu albüm çıkacak olursa hayatımda ilk defa şunu denemiş olacağım.  Hayatımın mutlu bir döneminde kız arkadaşımla birlikte yaptığım şarkılar ne hissettirecek dinleyicilerime... Çok başka bir deneyim olacak... Umarım güzel sonuçlar çıkar, umarım severler şarkılarımı...

Peki romantik misiniz?
Kesinlikle...

Aşk desem... 3 kelimeyle nasıl anlatırsınız?
Ahh ahh... (Gülüyor). iLHAM, ARMONİ VE GÜZELLİK.



Sizce bir kadının en çekici yeri?
Her kadında mutlaka farklı çekicilikler vardır... Ama illa cevap vermem gerekirse boynu...

Keremcem'in insanlardaki algısı çok efendi olması... Bu size ne hissettiriyor? 
Efendilik dediğiniz şey aslında saygıdan kaynaklanan bir şey... Terbiyesizlik boyutuna gelmedikten sonra herkesin efendi olduğunu düşünüyorum ben... Bakın burada herkes efendi mesela...
Aslında benim efendiliğimden çok insanlarda efendi Keremcem algısı var. Sizin efendi olmayan davranışlar ben yapınca öyle algılanmıyor. Anlatabiliyor muyum? Bu da güzel bir şey. Benim tavrımın genele yayılması bana özgürlük alanı da sağlıyor aslında. Ben her şeyi yapıyorum aslında. (Gülüyor)


Nasıl yani? Mesela Keremcem küfreder mi?
Tabiki küfrederim. Küfür hayatın gerçeği ve olmak zorunda... ( Gülüyor)

Keremcem futbol izler mi?
Fanatik değilim. Ama bir takım tutuyorum şu anda. Aslında futbol seyretmeyen biriydim... Yeni yeni alışıyorum futbola. Futbolla ilgilenmeyen bir ailem vardı. Ama şimdi çok zevkli geliyor izlemesi.

Şu yaz sıcaklarında insanı motive eden tek şey tatil sanırım:) Tatili kısa mı uzun mu seversiniz?
İkisi de tadından yenmez...(Gülüyor)  Bu aralar yine kaçmayı düşünüyorum...

En çok nereyi tercih ediyorsunuz?
Ailem Bodrum'da olduğu için oraya gidiyorum. Ailemde kaldığım ve kalmadığım dönemler oluyor orada... Magazinde gördüğünüz yerler değil ama diğer sakin bölgelerinde... Çeşme'yi de çok severim...



Yurt dışı?
Tabi yurt dışında olmak çok daha rahat olabiliyor bazen, burada tam da kaçamıyorsunuz.  Bazen Türkiye'de sadece yabancıların olduğu yerlere de gidiyorum.
Roma, Yunan Adaları, Rodos ve Barselona vazgeçilmezlerimden...

GÜZEL BİR ALMODOVAR FİLMİ ÇIKAR BENDEN :) 

Kendinizi bir sinema filmi olarak hayal etseniz.. Türü ne olurdu?
Tabiki biyografi olurdu. (Gülüyor) Güzel bir Almodovar filmi çıkar benden :)

Ne  tür filmler izlersiniz?
Çok izlerim film... Korku çok severim... Avrupa sinemasını çok seviyorum...
Ama güzel film olsun defalarca izlerim...

En sevdiğiniz insan tipi?
Gerektiği kadar konuşan insanlar...

En sevmediğiniz insan tipi?
Gereksiz yere konuşan insanlar... (Gülüyor)

Özel bir beslenme biçimi?
Dengeli beslenmeyi seviyorum...

Haftada kaç gün spor?
3 veya 4.

Peki şarkıcılık olmasaydı hangi meslek?
Resimle ilgilenmek isterdim... İstanbul'a gelmeden önce sınavlarına girmiştim Hacettepe Üniversitesi Resim Bölümü sınavlarına... Son sınavda almadılar beni, şu anda resim yapıyor olabilirdim:)

Bir resim çizmek isteseniz nereyi çizerdiniz?
Aya Sofya'yı çizmiştim... Duruyor hala ;)

City's Alışveriş Merkezi'ni nasıl buluyorsunuz?
En önemli özelliği farklı ve şehrin içinde olması... İstanbul'un çok sevdiğim bir yerinde, mimarisi buraya yakışır bir biçimde yapılmış alışveriş merkezi...Çok fazla var İstanbul'da tabi... Öne çıkmak için böyle özellikler lazım çok butik bir alışveriş merkezi...

Ne kadar sıklıkla gelirsiniz?
Nişantaşı'na her geldiğimde uğrarım...

Good Food'da en çok neyi sevdiniz?
Detoks içecekleri... Sizinkini bile bitirdim... (Gülüyor...) Pancarlı ve havuçluya bayıldım;) Menüdeki adları Detox Beetroot ve Detox Ginger Carrot olarak geçiyor... Tavsiye ederim!



Son olarak sosyal medyada aktif misiniz?
Evet evet... Facebook'ta Keremcem sayfam var, twitter'da kullanıcı adım keremcemcomtr... Beklerim;) 


Yaşamın Tatları'na gönlünü açtığı için Keremcem'e çok teşekkür ederim... 


Gelin röportajın bitiminde Keremcem'in oldukça eğlenceli son klibi "Küstüm Hayata"yı beraber izleyelim;) 



                                           
                                      BURCU ÇEŞİT  =) 
SAÇ: İSTİNYE PARK TRIO NİHAL SAĞLAM