11 Nisan 2013

Psikoloji: Özgüvenli Çocuk Yetiştirmek

 
Günümüzde anne-babalara nasıl bir çocuk yetiştirmek istiyorsunuz diye sorulduğunda hemen, hemen hepsi sorumluluk sahibi ve özgüveni yüksek çocuklar istediklerini söylüyorlar. Peki, ama bunun bir formülü var mı? Bu özgüvenli çocuk dediğimiz şey nasıl yetiştirilir, bunun için neler yapmak gerekir?

Bu sorunun cevabını bulabilmek için önce özgüvenin ne olduğunu bilmemiz gerekiyor. Hepimizin anlamını gayet iyi bildiğini düşündüğümüz bu özgüven tam da neleri kapsıyor acaba? Özgüven genel olarak kişinin kendini değerli bulması olarak tarif edilebilir. Kişi inandıkları, kültürü, sağlığı, toplumla, aile içi ve aile dışı ilişkileri sonucunda edindiği izlenimlerle kendini değerli veya değersiz hisseder.(Roberts & Capsi, 2001; Rosenberg)Özgüvenin nasıl oluştuğunu bilince insan ister istemez bunun kalıcı bir şey olup olmadığını bilmek istiyor. Yakın zamana kadar özgüvenin kalıcı bir şey olduğu düşünülüyordu fakat son yapılan araştırmalar özgüvenin kişinin kendisinde gördüğü güçlü yönler, zayıflıklar, yaşam olayları, kişilerarası ilişkiler, sosyal destek, sağlık koşulları, değişen roller ve beklentilerden etkilenerek değişebildiğini bize gösteriyor.(Solomon,1992;Trzesniewski, Robins, Roberts & Capsi,2004)

Ross 2004 de yaptığı çalışmasında etrafımızda bulunan kişilerden aldığımız duygusal desteğin kendimizi ne kadar değerli hissetmemizle ilgili olduğunu söylüyor.

 




Tüm bunlardan çocuğun hayatında ilk güvendiği kişiler olarak anne-babasının ve aile ortamının onun özgüvenini şekillendiren ilk ilişkilerin geliştiği ve oluştuğu yer olduğunu söylemek hiç de zor değil.

Gelelim ilk başta sormuş olduğumuz soruya? Bu işin formülü ne?

Özgüvenli çocuk yetiştirmek için nasıl bir anne-baba olmalıyız?

Uzmanlar çocukların kendilerini değerli hissetmeyi gözlemleyerek ve kişilerarası ilişkilerle öğrendiklerini (Killen & Forehand,1998) ve otoriter ve her şeye izin veren anne-babalık modellerinin düşük özgüvenli çocuklar yetiştirdiğini görmüşler.

Anne- babalık stillerine baktığımızda bunları genel olarak üç kategoride toplayabiliyoruz.

Bunların ilki otoriter ebeveyn tipi. Bu ebeveynler genellikle her şeyin kontrolünü ellerine tutmak isterler. Bu evlerde katı kurallar vardır ve kuralların nedenleri çocuklara açıklanmaz. Çocuk “Peki ama neden?” diye sorduğunda alacağı cevap “Çünkü biz böyle istiyoruz” veya “Çünkü ben böyle dedim ,böyle olacak” türünden bir cevaptır. Bu ebeveynler eleştirel olup, bu evlerde çokça ceza vardır.Bu ailelerde sevecenlik ve sıcaklık pek yoktur.

İkinci olarak inceleyeceğimiz ebeveyn tipi her şeye izin veren anne-babalık modeli. Günümüzde etrafımızda çokça gördüğümüz bu tip anne-babalar çok sevecen ve yumuşaklar. Bu evlerde kural neredeyse yok denecek kadar az veya varsa da çocukların her zaman bu kurallara uymaları beklenmiyor. Bu anne-babalar genellikle çocuklarını ”özgür” yetiştirmek istediklerini söylüyorlar ve bunun için de çocukları için koydukları sınır ve beklentiler minimum düzeyde. Bu evlerde çocuklara seçim hakkı bolca veriliyor fakat maalesef bu seçim hakkı çocuğun seçim yapamayacağı durumlarda bile kendini gösterebiliyor. Üç yaşındaki bir çocuğun gitmek isteyeceği okuldan tutun da boşanan bir ailede çocuğun anne ile mi baba ile mi kalacağı durumlara kadar çocuğa soruluyor. Bu da yine maalesef çocukların kişilikli olabilmeleri için yapılıyor. Bu anne- babalar çocukları biraz büyüyünce onları yanlış ve istenmeyen davranışlarını değiştiremediklerini gözlemliyorlar.

İnceleyeceğimiz son ebeveyn tarzı demokratik ebeveyn tarzı. Bu evlerde çocukların sorumluluk sahibi olmaları ve davranışlarının sonuçlarını görmeleri isteniyor. Çok net çizilmiş sınırlar ve beklentiler var bu evlerde. Çocukların konulan kurallara uymaları isteniyor fakat aynı zamanda bu kuralların nedenleri de çocuklara açıklanıyor. Çocuklar büyüdükçe evde kuralların konması ve sorumlulukların yerine getirilmesi konularında onların da karar mekanizmasına katılmaları bekleniyor. Anne- babalar bu evlerde çocuklarını yanlışlarını yakalamaya çalışmak yerine onların doğrularını bulmaya gayret ediyorlar. Bu evlerde de çocuklara seçim hakkı tanınıyor fakat çocukların yapacağı bu seçimler onların yaş ve gelişim düzeylerine



1 yorum:

Faik Çaltılı dedi ki...

üçüncü tip ebeveynler olmaya çalışıyoruz.ama.çok zor çocuk yetiştirmek.çocuklardaki değişimi takip etmek zor.o kadar hızlı değişiyorlar ki.